Welcome...

5.10.2011

Pelin'den - (4) JCI Ruhu

Geçen hafta yazımda JCI Networküne giden yolda JCI ruhunun öneminden bahsetmiştim.
Peki JCI ruhu nedir? Biz JCI ruhuna nasıl sahip oluruz?
Yaşandıkça insana ve hayatına anlam katan, kısa ve uzun vadede öğrenmenin sürekli olduğu, arkadaşlık bağlarının son derece gerçek ve sürdürülebilir olduğu bir olguyu kelimelerle anlatmanın ne kadar zor olduğunu anladım bu yazımda. ‘JCI işte budur!’ diyerek tek kelime ile sınırlamanın yetersiz olacağı düşüncesindeyim.
Sizlerin de bildiği gibi ‘Haydi arkadaşlar’ denildiğinde bizleri dünyanın her ucuna sürükleyebilen bir birliktelik yaşıyoruz JCI ile. Bir süre sonra bakmışız tatillerimizi uluslararası konferans ve kongre tarihlerine göre ayarlamaya başlamışız. Valizimizde minik hediyeler yerini alıyor, uzun süredir görmediğimiz dostlarımıza verilmek üzere; ‘Thomas lokum sever, Charlotte buzdolabı magnetine bayılır, Marcus’a bir küçük rakı’ şeklinde valiz bir anda dolar. Cümbür cemaat binilir uçağa, yoğun yaşamaktan dolayı pek zaman geçiremediğimiz otel, yenilemeyen yemekler, uyunamayan gecelerin bir anlamı olur. ‘Ben ne alırım’dan çok, ‘Ben nasıl katkıda bulunabilirim’ mantığı ile aynı vizyon ve misyon doğrultusunda bir araya gelinmiş bir ortamdan son derece mutlu bir şekilde döneriz evimize yüzlerce yeni insan ile tanışmış, bireysel gelişimimize yatırım yapmış, yeni bir kültürü ve kendimizi biraz daha keşfetmiş olarak.
Peki ulusal ve uluslararası konferans ve kongreler vesilesiyle tüm dünyayı gezen, yaparak öğrenen, bireysel ve kültürel gelişimine yatırım yapan bizler, bunu neden yapıyoruz? Şöyle sorsam; Neden takım tutuyoruz? Neden marka giyiniyoruz? Neden o okula gitmek istiyoruz? Neden o arabayı istiyoruz? Neden JCI diyoruz? Nedeni aslında hepimiz için aynı; aidiyet duygusu... Bu ihtiyaç insanların topluluklar halinde yaşayarak bugünlere gelmesini sağlamıştır. Bilimsel olarak baktığımızda Maslov’un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik ihtiyacından hemen sonra üçüncü sırada geliyor ait olma ihtiyacı. Sonra ardından saygınlık gereksinimi ve son olarak kendini gerçekleştirme gereksinimi geliyor. Teori şöyle diyor; kişi gereksinimlerini en alt kategoriden itibaren geliştirmeye başlar ve sonra bir sonraki kategoriye geçer. Bu durum kişilik gelişme düzeyini de bir üst düzeye sürükleyecektir.
Ait olma duygusu insan hayatına anlam katmakla beraber, daha iyi ve faydalı olma ihtiyacını getiriyor beraberinde. Gönüllülük prensibine dayanan ve sorumluluk bilincinin gelişmesiyle ortaya çıkan dernekçilik bilinci şüphesiz kendini gerçekleştirme aşamasında gelişir. JCI bir yandan toplumsal projeler ile dünyayı pozitif yönde değiştirirken diğer yandan bireylere de gelişim fırsatı veren ve sadece 18-40 yaş arası gençlere hitap eden tek uluslararası sivil toplum kuruluşudur. Biz üyelerine sunduğu gelişim fırsatlarını zamanla daha iyi anlamak, değer yaratmak ve bu ruhu yakalamak kalıyor geriye.
Bizler nasıl JCI ruhuna sahip oluruz sorusunun cevabını vermek ise biraz daha kolay; parçası olmaya başlayarak...
Peki, bir liderlik organizasyonu olan ve sayısız lider yetiştirmiş JCI üyesi olarak sizlere soruyorum; Lider doğulur mu, olunur mu?
Haftaya bu polemiğe girmek üzere....
Sevgiler