Welcome...

5.09.2011

Pelin'den - (3) JCI'da Network


Oldukça hızlı ve hareketli geçen JCI Türkiye Kış Zirvesi’nin ardından tekrar Pazartesi yoğunluğu ile başladık haftaya. Geçen hafta ‘Peki biz JCI İstanbul üyeleri, bu networkden daha doğru nasıl faydalanabiliriz? diye sorarak bitirmiştim yazımı.
Bana gelen mail ve telefonlar neticesinde anladım ki aslında çoğumuzun bilmek ve iyileştirmek istediği bir noktadayız.
JCI İstanbul üye profilimiz %57 profesyoneller, % 38 girişimciler ve % 3 üniversite son sınıf ve master öğrencilerinden oluşmaktadır. Bu yüzdeleri JCI uluslararası boyutta inceleyecek olduğumuzda yine çoğunlukla profesyoneller ve girişimcilerden oluşan bir yapıya sahibiz. Bu veriler doğrultusunda söyleyebiliriz ki birbiriyle ortak payda sağlama potansiyeli en yüksek şubeyiz.
Düzenlenen eğitim ve aktivitelere katılarak ve burada yeni insanlarla doğru bir şekilde tanışarak JCI Networkünden faydalanmaya başlayabiliriz.
Bir sonraki aşama JCI Türkiye organizasyonlarına katılmak olacaktır. Geçtiğimiz hafta sonu JCI İstanbul’dan 25 kişilik bir katılım ile Kartepe’de toplam 257 JCI üyesi, aday üyesi, senatörü bir araya geldi. Aralarında üstdüzey yöneticilerin, uluslararası şirket sahiplerinin ve genç profesyonellerin olduğu, eğitim, münazara ve topluluk önünde konuşma yarışmalarının gerçekleştiği, gece eğlencelerinin bol olduğu, insanların JCI çatısı altında biraraya geldiği, saygı, sevgi ve güven ortamında yakınlaştığı aktivite aynı zamanda tüm katılımcılar için önemli bir networking fırsatıydı.
En önemli network imkanını JCI’ın bizlere sunduğu uluslararası alanda bulabiliriz. Bildiğiniz gibi 2010 yılında JCI Dünya Kongresi Japonya’nın Osaka kentinde gerçekleşti. Kongre boyunca düzenlenen fuarda birçok JCI üyesi ve çoğunlukla Japon işadamları fuar alanını ziyaret ederek olası ortaklıklar ve iş imkanları konusunda katılımcılar ile görüştü. Katılımcı arkadaşlarımız burada iş imkanları konusunda somut adım atma şansına sahip oldular. Burada da zamanla gelişen güven ve saygının son derece önemli olduğunu bir kez daha belirtmek isterim. Sadece iş imkanları değil, uluslararası dostlukların kurulması, ortak toplumsal projelerin temel adımlarının atılması için de en doğru ortam JCI Avrupa Konferansı ve JCI Dünya Kongresi’dir. Burada farklı kültürlerden gelmiş ve aynı vizyonu paylaştığımız binlerce üyemiz ile tanışma ve paylaşma imkanı buluyoruz.
JCI Küresel Network alanında bizlere güzel fırsatlar sunmaktadır. Bununla birlikte sadece networking odaklı ve JCI ruhunu anlamak için kendilerine yeterli zamanı tanımayan arkadaşlarımız bu fırsatlardan doğru biçimde yararlanamamaktadır. Burada üzerinde durulması gereken en önemli öğeler zaman ve güvendir. Sadece networking amaçlı gerçekleştirilen her adım bizlere bir değer katmayacaktır. Hiçbir karşılık beklemeden atacağımız her adım doğru konumlandırılmamızı sağlayacaktır. Kar amacı olmayan derneğimizin üyeleri toplumda pozitif değişimi sağlamak amacıyla biraraya gelmektedir. Hiç şüphesiz bizlerin ortak paydası derneğimizin vizyon ve misyonudur. Bu vizyon ve misyon doğrultusunda JCI üyeleri tanıdıkları ve güvendikleri ve ortak paydaları bulunan arkadaşları ile zamanla iş ilişkisi geliştirirler. Burada JCI ruhu büyük önem taşımaktadır.
Peki JCI ruhu nedir? Biz JCI ruhuna nasıl sahip oluruz?

4.05.2011

Bahara Merhaba...

Bahara Merhaba diyerek başlamak istiyorum bu hafta yazıma. Her ne kadar bugün İstanbul soğuk ve yağmurlu olsa da, geçen hafta konumuzu belirlerken mevsim oldukça bahardı...
İklimin yumuşaması, doğanın yeşermesi, pek çoğumuzu soğuk ve kasvetli geçen kış aylarının ardından oldukça mutlu etmektedir. Önümüzde bizi bekleyen yaz aylarına hazırlıklar, alışverişler ve tatil planları yapılmaya başladı bile. Peki JCI’da bizi önümüzdeki günlerde ne bekliyor?
Öncelikle ‘eğitim zirvesi’ olarak da bilinen JCI Bahar Zirvesi bu yıl JCI Ankara ev sahipliğinde gerçekleşecek. 15-17 Nisan tarihlerinizi Bahar Zirvesi’ne ayırmanızı, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yüzlerce JCI üyesi ve senatörü ile tanışmanızı tavsiye ederim. Neden mi? Hani hep bahsettiğimiz networking, iş yapabilme, fırsatları doğru kullanabilme tanımlarını yerine getirebilmek için elbette. Bahar Zirvesi’nde iki gün boyunca alacağımız eğitimler, bireysel gelişimimize fayda sağlarken, aynı zamanda JCI ruhunu da biraz daha yoğun yaşama ve ekip olma fırsatı bulacağız. Eğitimler ve kayıt ile ilgili bilgiler sizlere bu hafta içinde tekrar tekrar hatırlatılacaktırJ)
Gelelim bahara....Geçen hafta güneş içimizi ısıtırken koçluk ve mentorluk yaptığım bir danışanım oldukça mutsuzdu. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte içinde bir boşluk hissettiğini ve bu sebeple mutsuz olduğunu paylaştı. O’na göre konu AŞK’sızlıktı....Pek çok insanın bahar güneşi ile birlikte gelen mutsuzluğunun temelinde yatan bir duygu AŞK. Doğanın güneş ile canlandığı bu aylarda insanların yeşermesi için gerekli olan bir duygu...Sosyo-ekonomik şartlar, büyük şehirlerin yoğun ve kalabalık gündemi, öncelikler sebebiyle pek çoğumuzun arka plana attığı AŞK, daha önceki yazılarımda da değindiğim Maslov ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde beşinci (en son) sırada kendini gerçekleştirme gereksinimi başlığı altında yer alıyor. Öncesinde tamamlanması gereken fizyolojik gereksinimler, güvenlik gereksinimi, ait olma ve sevgi gereksinimi, saygınlık gereksiniminden sonra geliyor. Buna karşı argümanlar ile Dietch 1978 yılında yanıt veriyor. AŞK her seviyede (fizyolojik gereksinimleri karşılamadan bile) yaşanır, yalnız boyutunu belirleyen Maslov üçgeninde kişinin bulunduğu yerdir diyor. Ayrıca oldukça çarpıcı başka bir yorum daha ekliyor, kendini gerçekleştirme seviyesinde olan kişiler aşkı daha neşeli yaşarken aynı zamanda AŞK’a diğer seviyedeki insanlardan daha az ihtiyaç duyarlar. İşte düğüm burada çözülüyor... Romeo ve Julliet sonrasında yazılan tarla kuşu Julliet’te olduğu gibi, dünya görüşleri farklı insanların (!) aşklarının bir süre sonra bitmesi ve buna bir anlam verememeleri gibi, farklı dünyaların insanları (!) olmak gibi pek çok manzara canlandı gözümde. Kısaca anlatmak gerekirse; özgüveni olan biri ile olmayan diğeri arasında aşktan çok çatışma vardır. Nedeni Maslov ihtiyaçlar hiyerarşisinde farklı seviyede olmaları ve aşkı farklı tanımlamalarıdır.... Hemen yeri gelmişken bir yanlış anlamayı ya da önyargıyı da düzeltmiş olmak isterim. Burada adı geçen seviyelerin sadece birinci basamağı olan fizyolojik seviyede maddiyat sözkonusudur. Diğer seviyelere atlama maddiyata bağlı değildir.
Gelelim bahara diye başlayıp aşkta bitirmek değildi amacım fakat bu bilimsel yaklaşımı sizlerle de paylaşmak istedim.

3.28.2011

TOYP ve TOYP Academy Nedir?

Kıdemli üyelerimiz ve birçok aday üyemiz TOYP’u oldukça iyi bilirler. Bu yıl JCI İstanbul olarak 17.TOYP’a evsahipliği yapıyoruz. Dünyada (T)en (O)utstanding (Y)oung (P)ersons olarak bilinen, ülkemizde Türkiye’nin On Başarılı Genci olarak tanınan TOYP, on farklı kategoride kendi alanlarında başarılı olmuş gençleri bularak, kendilerini dünyaya tanıtmalarına fırsat sunan JCI’ın ve dünyanın en saygın projelerinden biridir.
TOYP ödüllerinin amacı Türkiye’de ve dünyada daha iyi yarınların peşinde koşan başarılı gençlerin toplumsal gelişime katkısı bulunan öykülerini ve çalışmalarını görünür kılarak, dünyada farkındalık yaratmak ve bu gençlerin aktif vatandaş olmalarını teşvik ederek ülkemiz ve dünya gençliğine örnek rol modelleri olmalarını sağlamaktır.
Oldukça geniş kapsamlı ve öğretici bir proje olan TOYP, PR tanıtım çalışmaları sonucunda bizlere ulaşan adayların başvuru dosyalarının hazırlanması, tarafsız ve kendi alanlarında en iyi olan juri üyelerimizin belirlenmesi, ve kazanan birincilerimizin seçilmesinin ardından her yıl Ekim ayında gerçekleşen Gala gecesi ile birincilerine ödüllerini vermektedir. Birincilerimiz bir sonraki yılın JCI Dünya Kongresi’nde diğer ülkelerden gelen birinciler ile değerlendirildikten sonra, kazananlar TOYP Dünya Birincisi ödüllerini almaktadırlar. TOYP Dünya Birincileri JCI’ın VIP konuk listesinde yer almakta ve 3 günlük kongre programı ve ödül gecesi için JCI tarafından tüm masrafları karşılanarak davet edilmektedirler. Bu üç günde kendileri için özel hazırlanmış bir program dahilinde diğer TOYP kazananlar ve JCI üyeleri ile networking imkanı bulmaktadırlar. Büyük ödül gecesinde sahnede konuşma yaparak kendilerini ve projelerini binlerce kişi ile paylaşarak, tüm dünya gençliğine örnek olmaktadırlar.
Ülkemizden bugüne kadar yedi TOYP Dünya birincimiz olması bizlere ayrıca büyük gurur vermektedir. Kim mi bu birincilerimiz:
2009
Tugba Kalafatoğlu / Siyaset Hukuk ve Kamu Yönetimi

Asst. Prof. Utkan Demirci / Tıbbi Yenilik ve Buluşlar

2007
Prof. Hilmi Volkan Demir / Bilimsel Önderlik

1999
Harun Güçlüsoy / Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik

Hasan Alanyalı / Fen ve Teknik Gelişme

1998
Dr. Arın Namal / İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet

1998
Erol User / İnsan Haklarına, Çocuklara ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet

Geçen yıl, 16 yılın tecrübesi ve birikimi ile ‘nasıl daha iyi oluruz ve daha fazla gence ulaşabiliriz’ sorularının cevabı ‘TOYP Academy’’nin temellerini atmamıza vesile oldu. 2010 yılında dokuz ülkeden 16 katılımcıya ‘Nasıl TOYP yapılır?’’ı anlattık. Dört gün süren programda katılımcılar hem eğitim ortamında TOYP’u öğrendiler hem İstanbul’u tanıdılar hem de JCI İstanbul ev sahipliğinde harika zaman geçirdiler.
Bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz TOYP Akademy çalışmaları başladı. Farklı ülkelerden katılımcılar 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında bizlerle olacaklar.


3.21.2011

JCI'da Twinning Nedir?

Sofia, eşi ve çocuğu ile Nisan’da İstanbul’a gezmeye geliyor. Kim mi Sofia? 1997 yılında, JCI Budapeşte ve JCI İstanbul’un ilk twinning anlaşmasında imzası olan kişi.
Yıl 2009, Twinning partnerimiz JCI Barselona bizi davet etti. JCI İstanbul’dan 5 kişi gittik. Bizleri evlerinde misafir ediyorlar, Hande ile aynı evde kalıyoruz. Ev sahipleri bize hoşgeldiniz diyorlar enfes bir öğle yemeği ile...Sonrasında dört gün boyunca Barselona’yı keşfediyoruz gece gündüz. Bizi üzüm bağlarıyla ünlü bir Cava üretim merkezine götürüyorlar. Enfes tapaslar ve cava eşliğinde başlıyoruz o güne...
JCI’ın bizlere sunduğu dört fırsat alanından biri olan uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz Twinning; bir ya da daha fazla uluslararası JCI ülke ya da şube organizasyonunun bir araya gelerek imzaladıkları gönüllü ve karşılıklı bir anlaşmadır. Amaç kültürler arası diyaloğun geliştirilmesi ve şubeler ve ülkeler arasında dostluğun pekiştirilmesi ile dünya barışına katkıda bulunmaktır.
İki veya daha fazla ülke ya da şube biraraya gelerek, ortak projelerin belirlenmesi, yol haritasının çıkarılması, planlama ve bütçe hazırlıklarının tamamlanmasının ardından, twinning anlaşmaları uluslararası konferans ve kongrelerde büyük bir tören ile imzalanır.
Twinning partnerleri her yıl karşılıklı olarak birbirlerine ziyaretler düzenler. Bu ziyaretlerde amaç kültürel gezi ve faliyetler ile ülkeyi daha yakından tanımak, tatil yapıp eğlenmek olduğu kadar ticareti ve ortaklıkları da arttırmaktır. Üye, aday üye ve misafirlerin de katılabildiği bu etkinliklerde ticaret ve sanayi odaları ziyaretleri yanısıra şirket ziyaretleri ile de amaca yönelik aktiviteler organize edilir.
JCI İstanbul’un iki ayrı Twinning anlaşması bulunmaktadır. Biri Barselona ve Köln şehirleri ile olan ‘MultiTwinning’, diğeri de Turku, Hamburg, Riga ve Antwerp şehirleriyle olan ‘Ports and Bridges’ adını verdiğimiz twinning anlaşmalarımızdır.
Geçen yıllarda her iki grubu da JCI İstanbul evsahipliğinde ağırladık. Birlikte amaca uygun faliyetler gerçekleştirdik. Biz de önceki yıllarda Barselona, Turku ve Köln şehirlerini ziyaret ettik. Gördük ki şehrimizi ve ülkemizi tanıtmak amaçlı yüzlerce kültür elçimiz olmuş zamanla.
Bu yıl iadeyi ziyaret için
5-8 Mayıs tarihlerinde Riga’ya,
8-10 Temmuz tarihlerinde Köln’e gidiyoruz. Detaylarla ilgili olarak direktörümüz Caner Duru ve uluslararası ilişkilerden sorumlu başkan yardımcımız Özge Gürses önümüzdeki günlerde bilgilendirmelerde bulunacaklardır.
JCI’da uluslararası faliyetler sayesinde tanıştığımız, dostluk ve güven ortamında iş ilişkileri kurduğumuz ve pek çok başarılara imza attığımızı daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım. Bizler JCI İstanbul içinde gerçekleştirdiğimiz etkinlikler ve toplantılarla sizlere JCI ile ilgili mümkün olduğu kadar ayrıntılı bilgi vermeye çalışmaktayız. Bunun yanısıra ulusal toplantılara katılarak JCI Türkiye’yi daha yakından tanıma fırsatı bulmaktasınız. Tekrar söylemeden geçemeyeceğim bir nokta JCI’ı JCI yapan uluslararası etkinlikleridir. Gerek twinning gerek konferans ve kongreleri sayesinde binlerce insanı biraraya toplayan, iletişim ve etkileşim sayesinde üyelerine artı değer sağlayan JCI’ı doğru konumlandırmak ancak uluslararası alanda aktif olmakla başlar.
Önümüzdeki ilk uluslararası etkinliğimiz olan TOYP Akademi, bu yıl ikinci kez JCI İstanbul ev sahipliğinde gerçekleşiyor. 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında Avrupa’dan onlarca JCI üyesi bu akademiye katılmak için İstanbul’a geliyorlar. Tarihi ajandanıza eklemenizi rica ediyorum.
Sevgiler

3.06.2011

Sevgili Lider

Yaklaşık iki yıl önce bir ağustos ayında Bodrum’da liderlik üzerine bir kitap okuyordum. Kitap içerik olarak oldukça bilgilendirici olmasına rağmen nedense bana fazla mekanik ve ‘sevgiden uzak’ gelmişti. Belki sorun kitaptadır diyeceksiniz, ama değildi. Sorun liderlik üzerine yazılmış pek çok kitapta olduğu gibi konuyu yöneticilik ile karıştırarak harmanlayan şunu yap, bunu yapma şeklinde paylaşımlarda bulunan düşünce tarzı ile alakalıydı. Pek çoğu da STK’larda liderlik anlayışı ile örtüşmüyordu. Bunun üzerine en akıllı dostum Google yardımıma yetişti. Leadership ve love kelimelerini girdiğimde pek de arama amacıma yakın olmayan konularla karşılaşmış olsam da sonunda istediğim liderlik tanımlarını bulmama vesile olan iki kitap ile karşılaştım. Hemen Amazon’dan ısmarladım ve okumaya başladım. Sonrasında pek çok araştırma ve tesadüf bir araya gelince ortaya ‘Sevgili Lider’ eğitimi çıktı ve geçen yıl bazı şubelerimizde bu eğitimi verme şansım oldu.
Kimdir peki bu sevgili lider? Nasıl sevgili lider olunur?
Tanımlara göre dört çeşit sevgi türü vardır. Bunlardan Philia (Aristo’nun tanımladığı tarafsız, temiz sevgi, dostlara, yaşadığımız topluma, aileye duyulan, sadakat, vefa, içten gelen ve fazilet, erdem, doğruluk, eşitlik ilkeleriyle bütünleşen ruhun ve aklın sevgisi), bizi gerçek anlamda lider yapandır. Liderde bulunması gereken tüm yetkinlikler burada mevcuttur: Dinleyen, empati kurabilen, farkındalık yaratan, ikna edebilen, birleştirici, tarafsız, doğru ve sadık.
M.Ö. 4. Yüzyılda Maurya İmparatoru Chanakya sevgili lider nasıl olunur keşfetmiş ve ‘Kral, maaşlı bir hizmetçidir ve ülkesinin kaynaklarından halkı ile birlikte faydalanır’ demiş.
Sevgili Lider’in olmazsa olmazlarını, kural demeyelim de formulünü özetle anlatmak gerekirse:
1. Topluluk önünde iltifat edin, eleştirinizi baş başayken yapın.
2. Otorite delege edilebilir fakat sorumluluk edilemez. Kendi hatanızdan dolayı takım arkadaşlarınızı / çalışanlarınızı suçlamayın.
3. Takım arkadaşlarınızın/çalışanlarınızın kendilerini geliştirmelerine fırsat verin. Bu arada kendinizi de geliştirmeyi ve güncellemeyi unutmayın.
4. Ekibinize, Siz yanlarında olmasanız da aynı kararlılıkla kaldıkları yerden devam edebilme yeteneği kazandırın.
5. Takım arkadaşlarınızın/çalışanlarınızın umutlarını, hayallerini ve fikirlerini dinleyin. Bu umutların ve hayallerin çalıştıkları organizasyonda var olduğunu gösterin.

Eğitimlerde de söylediğim bir söz ile özetlemek istiyorum bu haftaki yazımı: Sevgili lider tacını başına değil, kalbine yerleştirebilendir.

1.28.2011

Pelin'den -(2) JCI'dan ne bekliyordum ne buldum?



Geçen hafta yazımı “JCI’dan ne bekliyordum, ne buldum? Oysa daha keşfedecek neler var acaba?” diye bitirmiştim. Bugün biraz kendi beklentilerimden ve bulduklarımdan bahsedeceğim.
Son birkaç yıldır aile, iş ve özel hayattan arta kalan zamanımın büyük bir bölümünü yaklaşık 10 yıldır üyesi olduğum JCI'a ayırıyorum. Peki ne arıyorum? Aradıklarımı buluyor muyum?
JCI ile tanıştığımda henüz öğrenciydim, Amsterdam’da kendi evimde yaşıyordum, bir okulda part time öğretmenlik yapıyordum ve aynı zamanda bir kaç yerde daha çalışıyordum. Malum, öğrenci olmak dünyanın hiçbiryerinde kolay değil. JCI Amstelland’a ilk üye olduğum yıl JCI Dünya Kongresi Barcelona’da yapılacaktı. Kısıtlı bütçem ile epey zor olsa da kongreye katılmaya karar verdim. Barcelona’da geçirdiğim muhteşem ve tarif edilemez beş günün sonunda JCI Nedir anladım. O zamana kadar her ne kadar tüm etkinliklere katılmış olsam da, bu kadar insanı neyin bir arada tuttuğunu pek anlamış değildim...Uluslararası dostluk, paylaşım ve networking JCI’ın en etkin olduğu alandır.
Önümde yepyeni bir pencere açılmıştı. JCI ‘da ilk kez sınav ya da ödev zorunluluğu olmadan, proje arkadaşlarımız ile biraraya gelip gönüllü olarak çalışmayı öğrendim, ilk kez topluma değer katma ve faydalı olma duygusunu yaşadım. Ve anladım ki bu oldukça uzun soluklu bir beraberlik....
Derneğimizin amacının toplumda ve bireyde pozitif değişim yaratmak , sosyal sorumluluk projeleriyle topluma fayda sağlamak olduğunu ve JCI'ın aynı zamanda uluslararası bir iş networkü ( Business Network) olduğunu hepimiz biliyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse;
Bireysel gelişim faliyetleri ve eğitimleri ile kendimizi geliştirmekle kalmıyor aynı zamanda belli uluslararası kalite standartları uygulayan yeni eğitimciler yetiştiriyoruz. Üniversitelerde verdiğimiz eğitim ve seminerler sayesinde gençlerin hayatta daha fazla donanımlı olmasına katkı sağlıyoruz.
Toplumsal projelerimiz ile yaşadığımız toplumda farkındalık oluşturarak çocuklarımıza daha iyi bir gelecek hazırlıyoruz. Uzun yıllardır Birleşmiş Milletler ile ortak projelere imza atıyor ve geçen yıl imzaladığımız UN Global Compact anlaşması ile fark yaratmaya devam ediyoruz.
İş dünyasında geliştirdiğimiz proje ve aktivitelerle profesyonelleri ve girişimcileri bir araya getirip üyelerimize JCI networkünden faydalanma imkanı sunuyoruz.
Uluslararası toplantılar, konferans ve kongrelerde tüm bunları birarada buluyoruz, aynı zamanda her aktivite sonrası yüzlerce JCI üyesi ile tanışıp ortak uluslararası projelere imza atıyor ya da iş ilişkileri kuruyoruz.
Tüm bu fırsat alanları yanısıra liderlik, takım çalışması, kriz ve risk yönetimi, zaman yönetimi, topluluk önünde konuşma, analitik düşünme, planlama, bütçeleme, organizasyonel beceri ve bunun gibi pek çok yetkinliği öğrendiğimiz, devam zorunluluğu yerine devam sorumluluğu olan bir okul JCI. Bu okulda yaparak öğreniyor, hatalarımızdan ders alıyor ve uzun yıllar devam edecek dostluklar kuruyoruz.
İnanıyorum ki hepimiz JCI’a ayırdığımız zaman ve enerjinin kat kat fazlasını aynı şekilde JCI’dan alıyoruz.
Peki biz JCI İstanbul üyeleri, bu networkden yeterince faydalanabiliyor muyuz?

3.31.2010

JCI Gaziantep'te 'Sevgili Lider' eğitimi ardından...

Geçen ay Gaziantep JCI üye ve misafirlerine Sevgili Lider Eğitimimi verdim. İnanılmaz motive kalabalık bir grup izleyicinin önüne uzun zamandır çıkmamıştım, en azından eğitimci olarak.
Her zaman büyük zevkle gittiğim ve her seferinde yeni yerler görüp yeni tatlar aldığım yegane şehirlerden biri Gaziantep. Uzun yıllardır tanıdığım sevgili Tarık Aytekin, her zaman olduğu gibi bize çok iyi baktı. Gaziantep Ticaret Odası Başkanı'nı ziyaret ettik ve Gaziantep ile ticaret konusunda faydalı bilgiler edindik. Zeugma mozaik müzesini gezdik, nefis yemekler yedik. Benim favori yemeklerim analı kızlı çorbası, yuvarlama, patlıcan dolma. Kebap yemekleri de ayrı güzel ama orjinal antep yemegi değil kebap. Bu yüzden Gaziantep'e giderseniz yöresel yemek yemenizi tavsiye ederim. Benim favorim Bayazhan.